Reklamlarım - My Ads_1 :)

fenomenal alem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenomenal alem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2011 Pazartesi

ELMASTAN BİR GEZEGEN - PLANET DIAMOND

For English, please look at below.
Dünya'nın koşulları (sıcaklık, basınç, gaz dağılımı, vs) uçsuz bucaksız evrenimizde yaşamımıza uygun bir ortam sağladığından bizim için normal sayılan koşullardır; fakat evrenimizde varolması mümkün olan ve henüz farkında olmadığımız Dünyadışı varlıklar, bizim normal diye nitelendirdiğimiz koşullarda yaşamlarını sürdüremeyebiliyor olabilirler. Örneğin Güneş Sistemi dışında bizimkinden çok daha büyük bir yıldızın etrafında 3 yılda bir yörüngesini tamamlayan, 3 yıllık ortalama sıcaklıklığı 60 derece Celcius olan, 2 atm basınçlık % 60 karbondioksit, % 10 oksijen ve % 30 helyumdan oluşan bir atmosfere sahip olan bir X gezegeni mevcut olabilir ve bu gezegen üzerinde birkaç yaşam türü bulunabilir. Bu X gezegeninin sahip olduğu koşullar insan ırkı için ölümcül olabilecekken gezegenin kendi yaşam türü için normal sayılabilir. Demek istediğim şu ki, evrenin farklı yerlerinde farklı ekstrem koşullar hüküm sürüyor ve ekstrem olarak tanımladığımız koşullar insan ırkı için ölümcül iken başka bir ırk için yaşanabilir olabilir. Bu ekstrem koşullara örnek olabilecek bir gezegenin varlığı Avustralyalı bilim adamları tarafından bulundu:

Avustralyalı bilim adamları, süper yoğun elmastan oluştuğuna inandıkları bir gezegen bulduklarını söylediler. Dört bin ışık yılı uzaklıktaki bu gezegen, dış katmanlarını kaybetmiş dev bir yıldızın kalıntıları olabilir. Gökbilimciler, Serpens yani Yılan Takım Yıldızı'ndaki bu küçük gezegeni telsiz teleskop yardımıyla keşfettiklerini belirtiyor. Bugüne dek bulunan tüm gezegenlerden daha yoğun bir malzemeden oluştuğu bildiriliyor. Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'den daha küçük olmasına rağmen, kütlesi daha büyük. Bu da bilim adamlarının "muazzam" diye tanımladığı yoğunluğuna bağlanıyor. Gezegenin karbondan oluşan çekirdeğinin yüksek basınç altında kalarak elmasa dönüştüğü tahmin ediliyor. Bu gezegen her iki saatte bir, mini bir "nötron yıldızın" etrafında dönüyor. Avustralyalı bilim adamları nötron yıldızın da yeni bir keşif olduğunu vurguluyor. Elmas gezegenin yakından neye benzediği ise şimdilik galaksinin sırlarından biri. Onu uzayda parıl parıl parlayan bir kütle olarak hayal etmek her ne kadar çekiciyse de, bilim adamları bunun böyle olmadığı görüşünde.
In English: Astronomers have spotted an exotic planet that seems to be made of diamond racing around a tiny star in our galactic backyard. The new planet is far denser than any other known so far and consists largely of carbon. Because it is so dense, scientists calculate the carbon must be crystalline, so a large part of this strange world will effectively be diamond. The measurements suggest the planet, which orbits its star every two hours and 10 minutes, has slightly more mass than Jupiter but is 20 times as dense. In addition to carbon, the new planet is also likely to contain oxygen, which may be more prevalent at the surface and is probably increasingly rare toward the carbon-rich center. Its high density suggests the lighter elements of hydrogen and helium, which are the main constituents of gas giants like Jupiter, are not present.

Just what this weird diamond world is actually like close up, however, is a mystery. "In terms of what it would look like, I don't know I could even speculate," said Ben Stappers of the University of Manchester. "I don't imagine that a picture of a very shiny object is what we're looking at here."

Kaynak/Source: www.bbc.co.uk  and  www.reuters.com

23 Temmuz 2011 Cumartesi

SODYUM POLİAKRİLAT - SODIUM POLYACRYLATE

For English translation, please look at end of this article.
Şimdiye dek gördüğüm en iyi absorban maddeyi sizlere tanıtmak istiyorum: Sodyum Poliakrilat (Diğer adları: Akrilik Sodyum Tuzu Polimeri/ASAP/Super Absorbent Polymer-SAP/Super Absorbent Material-SAM/Super Slurper/Waterlock-Su Kilidi). Sodyum Poliakrilat, [-CH2-CH(COONa)-]n kimyasal formülüne sahip, beyaz renkli, sofra tuzu gibi toz halde olan, kokusuz ve yanmaz bir katı polimerdir. Onu ilginç kılan özelliği ise, kendi kütlesinin yaklaşık 300-400 katı kadar suyu emmesi, absorbe etmesidir. Bu eşsiz özelliğinden ötürü birçok alanda kullanılır: Bebek bezlerinde, hijyenik bakım ürünlerinde, film sektöründe kullanılan yapay karlarda, deterjanlarda, NASA astronotlarının kıyafetlerinde (idrar ve dışkıyı emmek için), illüzyon hilelerinde (suyun yok olduğu numaralarda), kıvam artırıcılarda (viskoziteyi yükseltmek amaçlı), kaplamalarda, tarım uygulamalarında ve hayvancılıkta (hayvan taşımacılığında jel halindeki polimer madde hayvanlara yedirilerek susuzluğu giderilir, su gibi dökülme durumu olmadığından pratik bir yöntemdir.) kendine yer bulmaktadır. Üzerine dökülen suyu bir anda emen ve hacmini artıran/şişen bu maddeye biraz daha su eklenirse jel halini almaktadır. Bu jel istenildiği zaman kurutulabilmektedir. Suyu emmiş sodyum poliakrilata sodyum klorür (bildiğiniz sofra tuzu - NaCl) eklendiğinde ise su, sodyum poliakrilattan ayrılmaktadır. Bilindiği kadarıyla zararsız olan bu polimer madde, sahip olduğu mükemmel absorpsiyon yeteneği ile, Kimya'nın etkileyici yanlarından birini daha bizlere göstermektedir.
 
In English: I want to show you something amazing about a chemical substance called Sodium Polyacrylate (Acrylic Sodium Salt Polymer-ASAP). It is the best absorbent I have ever seen so far. Sodium Polyacrylate is an odourless, white coloured, non-flammable solid polymer material with [-CH2-CH(COONa)-]n chemical formula. This synthetic polymer absorbs 300-400 times its mass in water! For this reason it is called with different names: Super Absorbent Polymer-SAP/Super Absorbent Material-SAM/Super Slurper/Waterlock. This super absorbent polymer is used in many different areas: Baby diapers, personal care products, cosmetics, detergents, coatings, fake snow, thickening agents, NASA Astronauts' garments, magic/illusion tricks and agricultural applications. This harmless chemical shows us one of the impressive sides of Chemistry.


2 Haziran 2011 Perşembe

UZAY MEKİĞİ ENDEAVOUR EMEKLİYE AYRILDI-SPACE SHUTTLE ENDEAVOUR COMPLETED ITS FINAL FLIGHT

Endeavour NASA'nın 5. ve son üretilen uzay mekiğiydi. Endeavour, 28 Ocak 1986 tarihinde sağ taraf roket katı yakıt hızlandırıcısı üzerindeki bir O-ring arızasından dolayı uçuşunun 2. dakikasında infilak eden ve 7 mürettebatının canına malolan Challenger adlı mekiğin yerine yapılmıştı. 12 Mayıs 1992 tarihinde STS-49 adlı ilk uçuşunu gerçekleştiren Endeavour, Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) ilk giden ve ayrıca ilk kez gece fırlatılan mekikti. STS-134 adlı son görevini Alfa Manyetik Spektrometresi'ni  UUİ'ye taşıyarak Mayıs 2011'de tamamladı. 25. ve son uçuşunda Dünya yörüngesinde 248 tur atan ve 10.477.185 km yol katedip Kennedy Uzay Merkezi'ne inen Endeavour, 18 yıllık kariyerinde toplam 299 gününü uzayda geçirdi, 4671 kez yörüngeyi dolaştı ve 197.761.262 km'lik yol yaptı. NASA'nın söylediğine göre Endeavour emekliliğini Los Angeles'taki California Science Center adlı müzede geçirecek. NASA elindeki mekikleri emekliye ayırıp uçuş masraflarını kısarak UUİ'nin daha uzağına gidecek mekikler yapmayı planlamakta. Son görevini tamamlayıp yere inişini gösteren videoyu ve görsel olarak etkileyici olduğunu düşündüğüm birkaç görüntüsünü aşağıda paylaştım.

In English: "Space shuttle Endeavour completed its final flight by delivering the Alpha Magnetic Spectrometer to the International Space Station during the STS-134 mission." said NASA. In its 18-year career Endeavour spent 299 days in space. Here is the landing video of the last mission and some of the impressive photos of Endeavour.




 

1 Haziran 2011 Çarşamba

KARA DELİĞE YAKLAŞIRKEN NE OLUR?

Kara delikler, hiçbir şeyin hatta ışığın bile onlardan kaçamayacağı derecede yüksek kütle çekimine sahip büyük kütleli uzay cisimleridir. Ona gelen tüm ışığı soğurdukları ve hiçbirini yansıtmadıkları için KARA olarak nitelendirilirler. Varolan fizik kuramlarının tam olarak açıklayamadığı, kara delik merkezinde yaşanan olayların hala bir sır olduğu ve bu nedenle sadece kütle, açısal momentum ve elektriksel yük gibi parametrelerle tanımlanan astrofizik karmaşasıdır. Peki etrafındaki her şeyi muazzam bir şekilde içine çeken ve kaçış imkanı tanımayan bu cisimlere doğru ilerlediğinizi düşünün. Uzayın ve zamanın nasıl değiştiğini aşağıdaki video açıklıyor.

In English: Nothing, not even light can escape from a black hole. So what would happen if you fell into a black hole? The answer is in the video given below.

31 Mayıs 2011 Salı

MOZILLA FIREFOX 4 WEB TARAYICISI İÇİN PRATİK VIDEO İNDİRME İŞLEMİ

Sizler de benim gibi youtube ve benzeri sitelerde ve içeriğinde video barındıran sayfalarda izlemiş olup beğendiğiniz videoları bilgisayarınıza sorunsuz bir şekilde indirmek istiyorsanız, bu yazıdaki çözüm tam sizlere göre. Biliyorsunuz Firefox 3 tarayıcısında izlemiş olduğunuz bir videoya herhangi bir programa ihtiyaç duymadan Firefox'un Cache klasöründen ufak bir araştırma ile erişebiliyordunuz; fakat bu, Firefox 4 için o kadar kolay değil artık. Yeni Mozilla Firefox'ta cache klasörüne inmiş olan içerik 16 ayrı alt klasöre bölünmüş durumda. Önceden alt klasörler mevcut değilken geliştiriciler bu sıkıntılı yeniliği Firefox 4'e monte etmişler. 
 Yaptığım ufak çaplı araştırmada video içeriğini indirebileceğim Cache Viewer tarzı bir program olup olmadığına baktım; fakat etkili bir yazılım bulamadım. Onun yerine Firefox Eklentileri'nden (Add-on) Video Downlad Helper adlı olanının işime yarayabileceğini gördüm. Bu bir cache viewer programı değil; ama bulunduğunuz sayfadaki videoyu bilgisayarınızın harddiskine kolayca indirmenize olanak sağlıyor. Sözü uzatmadan programa buradan ulaşabilirsiniz. Umarım işinize yarar.

Not: Bildiğiniz daha iyi bir yöntem veya yazılım varsa yorum yazıp ilgili arkadaşlara yardımcı olabilirsiniz.

In English: Click here to add this useful add-on to your Firefox 4 Browser in order to download the videos which are embedded in web pages you visited. You can use it for YouTube videos and other web pages including videos. If you know a better way then you can tell us by commenting this post.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

ŞİMDİ GÜL BİRAZ !

Gülme eyleminin sağlığa faydalı olduğuna dair eminim hepiniz bir şeyler duymuşsunuzdur. Bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar var. Gülmek tabii ki neden zararlı olsun ki, sonuçta insanı mutlu eden bir şey onu güldürür. Bu konuda bazı sözler var:

Bir kahkaha bir kilo pirzola yemeye eşdeğerdir.
En boş geçen günler, kişinin gülmediği günlerdir. - Nicolas Chamfort
Gülme, yan etkisi olmayan yatıştırıcı bir ilaçtır. - Arnold H. Glasow

Gülmenin faydalarının anlatıldığı bir haber şöyle söylüyor:

Günde 15 Dakika Gülmek Kalbe İyi Geliyor.

Gülmenin sağlık için yararlı olduğu hep söylenir. Son yapılan araştırmalar günde en az 15 dakika gülmenin kalp için çok yararlı olduğunu doğruluyor. 

Kahkaha atmak, kan damarlarını genişletiyor, kan dolaşımını hızlandırıyor. Ancak uzmanlar bunun nedenini henüz belirleyebilmiş değil. Stresin kalbe kan akışını sınırladığı, damarları sıkıştırdığıysa daha önce birçok araştırmayla kanıtlanmıştı. Bu yeni araştırma, gülmenin damarları genişlettiğini doğruluyor. Gülme sırasında dolaşımın hızlanması ve damarların genişlemesi kalp hastalıklarına neden olan etkenleri azaltıyor.

Başkent Washington yakınındaki Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorlarından  Michael Miller’ın ekibinin yaptığı araştırmaya hepsi sağlıklı 20 kadın ve erkek denek katıldı. Denekler, gülmek için Kingpin adlı 1996 yapımı komediyi izlediler. Stresi yaşamak içinse araştırmaya katılanlara 1998 yapımı Er Ryan’ı Kurtarmak adlı savaş filmi izlettirildi. Doktorlar, kan dolaşımındaki değişiklikleri ölçmek amacıyla ultrason teknolojisi kullandı.

Kingpin adlı komediyi izledikten sonra 20 denekten 19’unda kan dolaşımının hızlandığı görüldü. Dolaşım hızının yüzde 22 arttığı belirlendi. Doktor Miller, aerobik egzersizden sonra da aynı sonucun alındığını söylüyor.

Er Ryan’ı Kurtarmak adlı dramı izleyen 20 kişiden 14’ünde kan dolaşımı yavaşladı. Yavaşlama oranının yüzde 35’i bulduğu görüldü. Araştırmalar stresin bağışıklık sistemini zayıflattığını gösteriyor. Vücut, stres altında adrenalin ve kortisol hormonu salgılıyor. Kortisol korkuyla bağlantılı salgılanıyor. Adrenalin ise vücudu tepki vermeye hazırlıyor. Ancak bu iki hormonun aşırısı sağlık için zararlı olabiliyor.

Doktor Miller, gülmenin ve kahkaha atmanın kan dolaşımıyla bağlantısını henüz açıklayamadıklarını söylüyor. Bu etkinin kaynağı, kasların hareketi mi yoksa kimyasal bir salgı mı, bu henüz bilinmiyor.

Araştırmacılara göre, gülmenin yarattığı bu sonuç, spor yaparken olduğu gibi vücut rahatladığı zaman salgılanan kimyasallara bağlı olabilir. Doktor Miller, endorfin denilen bu kimyasalların stres hormonlarını etkisiz hale getirip damarların genişlemesini sağlayabileceğini söylüyor. Gülmek aynı zamanda damar genişleten nitrik asit salgılanmasına da yol açıyor olabilir.

Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanı Doktor Michael Miller, gülmenin egzersizin yerini alamayacağı uyarısında bulunuyor. Ancak araştırma sonuçlarına dayanarak, herkese kalp sağlığı için günde en az 15 dakika gülmeyi, kahkaha atmayı tavsiye ediyor.

Bu haberi okuduktan sonra şu videoya da göz atmanız gerek bence. HealthTap adlı interaktif sağlık şirketinin kurucusu ve aynı zamanda CEO'su olan Ron Gutman'ın "The Hidden Power of Smiling" (Gülümsemenin Saklı Gücü) adlı eğlenceli sunumunda gülmenin/gülümsemenin hayatınızda meydana getirdiği sürpriz sonuçları göreceksiniz. Gülümseme şeklinizin ne kadar yaşayacağınıza dair ipuçları içerdiğini ve basit bir gülümsemenin tüm sağlığınıza büyük bir etkisinin olduğunu biliyor muydunuz? Bu videodaki sunumda bunları öğreneceksiniz. Bu arada videodaki sunum İngilizce dilinde. Anlamak için orta seviye bir İngilizce gerekli.


 

Pozitif veya negatif enerjinin insandan insana aktarıldığını düşünürsek, gülmek hem kendimiz hem de etrafımızdakiler için pozitif bir enerji kaynağı olarak düşünülebilir. Kaynak bedava olduktan sonra  biz de biraz gülelim değil mi?




6 Mayıs 2011 Cuma

MERHABALAR !

Blog dünyasında blogger ile kendine yeni bir sayfa açmak isteyen bendeniz TESLA'dan tüm sanal aleme sevgiler ve selamlar olsun öncelikle. Sonsuz bilinmeyenli bir denklem olan evrenimizde süregelen her türden olayı, haberi ve konuyu bu sayfalarda sizlere yansıtacağım. İçerik olarak belli kalıplar içinde sıkışmak yerine her telden olayı buraya taşımaya çalışacağım. Bilimsel, teknolojik ve bilim-kurgu içerikli konular ağırlıklı olmak kaydıyla, siyasal, ekonomik, toplumsal bilgiler ve eğlencenin yer aldığı iletiler de sitemde kendine yer bulacaktır. Her ne kadar bu benim için imkansız gibi görünse de siteye günlük veri girişi yapmaya çalışacağım. Umarım bu site, dünyada bilginin hiç olmadığı kadar kol gezmesine olanak veren internet dünyasında kalıcı ve faydalı olmayı başarır diyerek ilk yazımı sonlandırıyorum. Hadi rastgele...