Reklamlarım - My Ads_1 :)

fizik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fizik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2011 Çarşamba

KARA DELİĞE YAKLAŞIRKEN NE OLUR?

Kara delikler, hiçbir şeyin hatta ışığın bile onlardan kaçamayacağı derecede yüksek kütle çekimine sahip büyük kütleli uzay cisimleridir. Ona gelen tüm ışığı soğurdukları ve hiçbirini yansıtmadıkları için KARA olarak nitelendirilirler. Varolan fizik kuramlarının tam olarak açıklayamadığı, kara delik merkezinde yaşanan olayların hala bir sır olduğu ve bu nedenle sadece kütle, açısal momentum ve elektriksel yük gibi parametrelerle tanımlanan astrofizik karmaşasıdır. Peki etrafındaki her şeyi muazzam bir şekilde içine çeken ve kaçış imkanı tanımayan bu cisimlere doğru ilerlediğinizi düşünün. Uzayın ve zamanın nasıl değiştiğini aşağıdaki video açıklıyor.

In English: Nothing, not even light can escape from a black hole. So what would happen if you fell into a black hole? The answer is in the video given below.

31 Mayıs 2011 Salı

YERLİ CERN

İsviçre-Fransa sınırında kurulu dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı CERN bugün bilim insanlarının kafasını en çok kurcalayan sorulardan birinin yanıtını aramaktadır: Evrenin başlangıcı ve öncesinde ne vardı? Başlangıcından bugüne dek olanlara, yani Big Bang sonrasına dair fikir üretebilen bilim camiası, bu noktadan öncesi konusunda büyük merak içerisindedir.

CERN: Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire
           European Organization for Nuclear Research
           Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi


Web'in de (WWW:World Wide Web) temellerinin atıldığı yer olan CERN'deki çalışmaların benzeri Ankara Üniversitesi öncülüğünde Ankara'da yeni kurulan Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü ve Parçacık Hızlandırıcı Tesisi'nde yürütülecek. Bu sevindirici haberin detayı için lütfen devam ediniz.


Türkiye’nin ilk Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü ve Parçacık Hızlandırıcı Tesis Hizmet Binaları, A.Ü.’nün Gölbaşı Kampüsü’nde hizmete girdi.

 

Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, Türkiye’nin parçacık hızlandırıcı faaliyetlerine yıllar önce başlaması gerektiğini belirterek, bugün gelinen noktanın çok sevindirici olduğunu, ancak vakit kaybetmeden tüm kurumların desteğiyle hızla ilerlenmesi gerektiğini söyledi.

Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Yavaş, projenin üniversitelerinin koordinatörlüğünde üniversiteler arası işbirliği ile yürütüldüğünü belirterek, "21. yüzyılın doğurgan teknolojilerinden sayılan hızlandırıcı ve dedektör teknolojilerinin ülkemizde bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarında daha yoğun kullanılmasını hedefliyoruz. Projeye Devlet Planlama Teşkilatı destek verdi. Boğaziçi, Doğuş, Dumlupınar, Erciyes, Gazi, İstanbul, Niğde, Süleyman Demirel ve Uludağ üniversitelerinin işbirliği ile yürütüldü. Atomun yapısının ve süper iletkenliğinin keşfinin ardından süper iletken elektron hızlandırıcısı ile atomun ve maddenin içine yapacağımız yolculuğu mümkün kılacak tesisin, üniversitemiz, ülkemiz ve bölgemiz için büyük önem taşıdığına inanıyorum. Merkez, ülkenin bilimsel ve teknolojik atılımında ve kalkınmasında çok önemli roller üstlenecektir” diye konuştu.

TÜBİTAK’tan Destek Yok

TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saleh Sultansoy da bu merkezin bir ülke için gelişmişlik göstergesi olduğunu belirterek, projenin her aşamasının desteklenmesi ve sürecin hızlanması gerektiğini söyledi. Projenin oluşturulma sürecinde TÜBİTAK’a yönelik eleştiride bulunan Sultansoy, “TÜBİTAK’tan destek sıfır. Bu çok önemli açılışta da kendilerinden hiç kimse yok” dedi.

2500 Fizikçi Çalışıyor

CERN; Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi anlamına gelen Fransızca Conseil EuropÈen pour la Recherche NuclÈaire sözcüklerinin kısaltması. Kurum, İsviçre ve Fransa sınırında yer alan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarına sahip. 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kurulmuş olan CERN’in 20 asil üyesine ilaveten Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 gözlemci üyesi var. CERN’de 3000 kişilik destek personeli ile yaklaşık 2500 kadar fizikçi çalışıyor. CERN’de en önemli yeri, yeraltındaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC - Large Hadron Collider) denilen parçacık hızlandırıcılarının, olduğu bölge.

Uzman Yetiştirilecek

Merkezde malzeme ve yarı iletken teknolojisi, biyoteknoloji, nanoteknoloji, lazer, sağlık, iletişim, savunma, çevre, genetik gibi alanlarda Türkiye araştırmacılarına ileri düzeyli AR-GE alt yapısı sunulacak. Ankara Üniversitesi bünyesinde ve geçen yıl kurulan ve hizmet binalarına kavuşan Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü'nde, hızlandırıcı ve dedektör teknolojileri alanında uzmanlar yetiştirilecek ve projeler gerçekleştirilecek. Enstitü, ayrıca Türk Hızlandırıcı Merkezi çalışmalarını koordine edecek. Merkez, Türkiye’nin CERN’e tam üyelik sürecinde Türkiye içinde hızlandırıcılara  dayalı AR-GE ve uygulamalar açısından en önemli yatırımlarından birisi durumunda.

CERN'ü anlatan 3 dakikalık videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
 

Kaynak: MİLLİYET

9 Mayıs 2011 Pazartesi

EINSTEIN'IN GENEL GÖRELİLİK KURAMI YİNE DOĞRULANDI

Son yüzyılın tartışılmaz en ünlü bilim insanı, fizik dahisi Albert Einstein'dır. Newton'un fizik kurallarına sıkı sıkıya bağlı dünyaya, ortaya koyduğu Özel Görelilik ve Genel Görelilik Kuramları ile yeni ve bambaşka bir soluk getirmiştir. Fizikçilerin kuşkuyla yaklaştığı bu kuramların doğruluğu Einstein'dan sonra defalarca kanıtlanmıştır ve bununla ilgili deneyler hala devam etmektedir. Son olarak NASA da Görelilik Teorisi'ni son yıllarda yürüttüğü bir deneyle doğrulamıştır. Genel Görelilik'e göre hareketli büyük kütleli cisimler etraflarındaki uzay-zamanı bir miktar sürüklemekte, bükmektedir. Görelilik Teorisi'nin işaret ettiği bu durum az sonra bahsi geçecek deney ile bir kez daha kanıtlanmıştır.


Einstein'ın görelilik teorisinin evrenle ilgili en önemli iki aksiyomu deneyle doğrulandı.

Dünya'nın çekim gücünün uzay ve zamandaki etkilerini büyük bir hasasiyetle ölçebilen NASA bilimadamları ve Amerikalı fizikçiler, Einstein'ın Görelilik Teorisi'ni teyit ettiler. 

California Stanford Üniversitesi'nden fizikçi Francis Everitt, deneyle ilgili olarak, ''Gezegenimizin balın içinde, güneşin çevresinde ekseni etrafında döndüğünü hayal edin, etrafındaki bal deforme olacaktır. Uzay ve zamanda da aynı şey oluyor'' dedi. 

Everitt, Einstein'in 1905'te yayınladığı ünlü teorinin iki kilit aksiyomunu ölçmek için Nisan 2004'te fırlatılan bir uydudaki ultra-hassas dört jiroskobu kullanarak yapılan ''Gravity Probe B'' adı verilen deneyi yönetti. 

Bu aksiyomlardan ilki jeodetik denilen etki ya da çekimsel güç uygulayan bir cismin çevresindeki uzay ve zamanın bükülmesi, deformasyona uğraması, ikincisi de böyle bir cismin kendi etrafında dönerken etkilediği uzay ve zamanın miktarı. 

Uydu da Dünya çevresinde kutup yörüngesindeyken tek bir yıldız, IM Pegasi yönünde işaretlendi. Eğer yerin çekimi uzay ve zamanı etkilemesiydi, uydudaki dört jiroskop da aynı yönü işaret ediyor olacaktı. Ancak yerçekimi tarafından çekilen bu jiroskoplar, Einstein'ın Görelilik Teorisi'ni teyit ederek, ölçülebilir değişiklik bulunduğunu saptadılar. 

Gravity Probe B'de Kullanılan Küresel Jiroskoplardan Biri

Francis Everitt, deneyin Einstein'ın teorisinin evrenle ilgili en önemli iki aksiyomunu doğruladığını belirtti. Araştırmanın sonuçları, Amerikan bilim dergisi Physical Review Letters dergisinde yayınlandı.


Kaynak: NTVMSNBC