Reklamlarım - My Ads_1 :)

izafiyet teorisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izafiyet teorisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2011 Pazartesi

EINSTEIN'IN GENEL GÖRELİLİK KURAMI YİNE DOĞRULANDI

Son yüzyılın tartışılmaz en ünlü bilim insanı, fizik dahisi Albert Einstein'dır. Newton'un fizik kurallarına sıkı sıkıya bağlı dünyaya, ortaya koyduğu Özel Görelilik ve Genel Görelilik Kuramları ile yeni ve bambaşka bir soluk getirmiştir. Fizikçilerin kuşkuyla yaklaştığı bu kuramların doğruluğu Einstein'dan sonra defalarca kanıtlanmıştır ve bununla ilgili deneyler hala devam etmektedir. Son olarak NASA da Görelilik Teorisi'ni son yıllarda yürüttüğü bir deneyle doğrulamıştır. Genel Görelilik'e göre hareketli büyük kütleli cisimler etraflarındaki uzay-zamanı bir miktar sürüklemekte, bükmektedir. Görelilik Teorisi'nin işaret ettiği bu durum az sonra bahsi geçecek deney ile bir kez daha kanıtlanmıştır.


Einstein'ın görelilik teorisinin evrenle ilgili en önemli iki aksiyomu deneyle doğrulandı.

Dünya'nın çekim gücünün uzay ve zamandaki etkilerini büyük bir hasasiyetle ölçebilen NASA bilimadamları ve Amerikalı fizikçiler, Einstein'ın Görelilik Teorisi'ni teyit ettiler. 

California Stanford Üniversitesi'nden fizikçi Francis Everitt, deneyle ilgili olarak, ''Gezegenimizin balın içinde, güneşin çevresinde ekseni etrafında döndüğünü hayal edin, etrafındaki bal deforme olacaktır. Uzay ve zamanda da aynı şey oluyor'' dedi. 

Everitt, Einstein'in 1905'te yayınladığı ünlü teorinin iki kilit aksiyomunu ölçmek için Nisan 2004'te fırlatılan bir uydudaki ultra-hassas dört jiroskobu kullanarak yapılan ''Gravity Probe B'' adı verilen deneyi yönetti. 

Bu aksiyomlardan ilki jeodetik denilen etki ya da çekimsel güç uygulayan bir cismin çevresindeki uzay ve zamanın bükülmesi, deformasyona uğraması, ikincisi de böyle bir cismin kendi etrafında dönerken etkilediği uzay ve zamanın miktarı. 

Uydu da Dünya çevresinde kutup yörüngesindeyken tek bir yıldız, IM Pegasi yönünde işaretlendi. Eğer yerin çekimi uzay ve zamanı etkilemesiydi, uydudaki dört jiroskop da aynı yönü işaret ediyor olacaktı. Ancak yerçekimi tarafından çekilen bu jiroskoplar, Einstein'ın Görelilik Teorisi'ni teyit ederek, ölçülebilir değişiklik bulunduğunu saptadılar. 

Gravity Probe B'de Kullanılan Küresel Jiroskoplardan Biri

Francis Everitt, deneyin Einstein'ın teorisinin evrenle ilgili en önemli iki aksiyomunu doğruladığını belirtti. Araştırmanın sonuçları, Amerikan bilim dergisi Physical Review Letters dergisinde yayınlandı.


Kaynak: NTVMSNBC

EN HIZLINIZ GELSİN !

Bilinen o ki evrende hiçbir şey ışık hızından daha hızlı olamaz. Mevcut teknoloji ile ışık hızını yakalamayı bırakın, ona yaklaşamıyoruz bile. Peki ışığın hızı ne kadar? Kütlesi olmayan, yüksüz atomaltı parçacıklar olan fotonlardan oluşan ışığın hızı saniyede 299.792 km'dir. Bu hız öyle büyüktür ki 149,6 milyon kilometre olan Güneş-Dünya arası mesafeyi 8,32 dakikada kat eden ışık, Güneş'ten bize ulaşır. Büyük şehirlerde işten eve gelişte yollarda harcadığımız süreyi ortalama 60 dakika olarak düşünürsek, bu süreç içinde ışık, Dünya ile Güneş arasını 7 kez katedebilir. Bilim insanları ışığın hızına yaklaşmak için çalışıp dururken eski tarihli ama bir o kadar da ilginç olan bir haberi sizlerle paylaşmak istedim. Bu habere göre ışık hızı çoktan aşılmış.

ABD’li bir bilim adamı, fizik kurallarını altüst eden bir gelişmede, laboratuvar koşullarında ışık hızının, bilinen sınırı olan saniyede 300 bin kilometreyi 300 kat aştığını açıkladı. Bu deneyin sonucunun doğrulanması halinde bile, ünlü fizik bilgini Albert Einstein’ın izafiyet teorisi geçerliliğini yitirmeyecek.

Princeton NEC Enstitüsü’nün uzmanlarından Dr. Lijun Wang, açıklamasında, laboratuvar deneyinin, bir ışık demetinin, içinde özel olarak hazırlanmış sezyum gazı bulunan test ortamına gönderilmesiyle yapıldığını söyledi.

Wang’ın verdiği bilgiye göre, aşırı hassas zaman ölçme cihazlarının kullanıldığı deneyde, ışık demeti, daha sezyum gazlı test ortamına girmeden ortamdan çıktı. Işık demetinin test ortamından çıkıp yoluna 20 metre daha devam ettikten sonra, ortama daha o anda girdiği belirlendi. Wang, bir başka deyişle, ışık demetinin, daha test ortamına girmeden dışarıya çıktığını belirtti. 

Test sonuçlarını inceleyen Berkeley Üniversitesi fizik profesörü Raymond Chiao, deney verilerinin “inanılmaz bir duruma işaret ettiğini” söyledi. Bilinen fizik kurallarına göre her türlü veri, en fazla, saniyede 300 bin kilometre olarak kabul edilen ışık hızıyla iletilebildiği gibi, zaman da, bu ışık hızıyla göreceli olarak hesaplanıyor.  

Wang’ın deneyinin geçerli kabul edilmesi halinde, fiziğin temel kanunlarından olan ve “nedensiz sonuç olmaz veya bir olgunun sonu başından sonra gelir” şeklinde özetlenebilecek “etki-tepki yasası”nın da yoğun tartışmalara yol açacağına dikkat çekiliyor. Bu durumda, bir olgunun başlamadan önce bitmesinin mümkün olabileceğini belirten kimi uzmanlar, bilinen zaman kavramının “çökeceğini” öne sürerken bazı uzmanlar ise ünlü fizikçinin teorisinin geçerliliğini sürdüreceğini söylüyor. 

Bu bilim adamlarının tezine göre, Wang’ın deneyi, şu örnekle açıklanabilir: Camdan dışarı baktığınızda bir adamın buza basarak düştüğünü görüyorsunuz, ama aslında o adam hala yürüyor. İşte bu durumda zamanı geri çevirip o insanı düşmeden önce uyaramayacağınız için Einstein’in teorisi geçerliliğini yitirmeyecek.  

Lijun Wang’ın araştırmasının ayrıntılarının, ünlü bilim dergisi Nature’ın yeni yayınlanacak sayısında yer alacağı belirtildi.

Kaynak: NTVMSNBC